Hello GoodBye

Beatle, John, Pauli, Hare Krishna, Retro, Hippie, Ballad, Harry Potter, Expelliarmus

Sor sor çekinme/Archive/RSS

Her Aydınlık

 Yürüyorum caddede, sanırsın bir yere yetişmem gerekiyor.

Yürüdükçe sırt çantama daha da bastırıyorlar sanki.

İnsanlar çoğalıyor, hepsi robot gibi gözüküyor.

Yoruluyorum banklardan birine oturuyorum. Yan taraftaki kişilerin, bedenlerin yada tenekelerin konuşmalarına kulak misafiri oluyorum ve hepsi aynı şeyleri konuşuyor.

Banktan kalkıp karşıdaki mağazanın vitrinine bakıyorum sadece gri renkte olan bir tane tişört. Mağazadan çıkanlar, vitrinin önünden geçenler, gözleri üç yüz atmış derece yerinde dönen insanlar birbirlerine bunu gösteriyorlar.

Herkes caddenin aşağısına yürüyor, kimse yukarı çıkmak için çaba göstermiyor. Sanki arkalarını döndükleri anda ruhlardan yapılmış bir el onların yaşam kaynağını yumruklayarak öldürecek gibi…

Hepsinin yüzündeki aynı ifade ben yukları çıkmaya çalıştıkça gün ışığına yaklaştıkça değişiyor. Bir korku, kızgınlık değil, korku.

Neyden kimden korkuyorlar anlamıyorum.

Neden günışığındaki siluete ulaşmak isteyenleri garipseyip incitiyorlar. Bunu bilerek mi yapıyorlar yoksa onlara şöyle mi diyorlar ‘Farklı olanı reddedin.’

Tanrım bunlara itaat için ne veriyorlar?

Hepiniz farklı beden, hepiniz aynı yüz, hepiniz aynı beyin ve tek bir ağızdan ‘Kendini, geleceğini ve en önemlisi geçmişini yok et.’

Kafalarındaki beyin karaciğerlerinden farksızlaşıyor. Habire aynı şeyleri depo ediyor, herkeste aynı çalışıyor.

Kaybetmişler benliklerini, beyinlerini, tarihlerini… Hala içinde kıvılcım olanlara da karşı çıkıyorlar. ‘Bize hiç şans tanımadılar’ diyorlar. Sizin şansınızı biz mi yaratıyoruz. Kirli ellerini bize doğru uzatıp bizi çekmeye çalışıyorlar. Eğer yeterince çıldırmışsan, onlara karşı gelebiliyorsun.

Senden onlar olmanı istiyorlar, ne durumda olduklarını bilmiyorlar, karanlığa düşenleri gördükçe kaçıyorsun.

Karanlık günışığından çektiklerini yerken seni de davet ediyor. Kaçarken senden yardım isteyen yüzler karanlığa sarılıyor.

Eğer bizimde sihirli değneğimiz olsaydı, bizde karanlığı kör edebilirdik diyorlar. Ama karanlığa koşarken yüzlerindeki korkudan başka bir gülümseme yoktu.

Bedenimiz ruhumuza, ruhumuzsa bize saygı göstermedi. Karanlığın içinde görmediğimiz gözlerde kendimizi kaybettik.

Accio me!

Harry Potter benim hayatım.Dı

(Source: psychadelias, via iamjustpoor-junkie)